Bazen tamamen yeni yollara öncülük etmeniz gerekir.

Perspektif değişimi? Sınırları geçmek, bir iç motivasyon gücüdür.

BAŞ DANSÇI

Misty Copeland üstün ve önüne geçilemez yeteneğiyle, dünyaca ünlü Amerikan Bale Tiyatrosu’nun tarihindeki ilk Afro-Amerikan dansçı olarak çığır açtı.

Yazı: Aaron Hicklin

Yoksul, siyah bir Amerikalı kız nasıl kuşağının en meşhur balerini haline gelir?

Prestijli Amerikan Bale Tiyatrosu’nun baş dansçısı ve topluluğun 75 senelik tarihinde bu ayrıcalığı elde eden ilk siyah kadın olan Misty Copeland için yanıt basit: Pes etmeyerek. Zorlukları ve önyargıları alt etmek için direnerek. Daha iyi olana kadar dans ederek. Ve sonra, biraz daha dans ederek. Çocukluk yılları, Güney Kaliforniya’nın San Pedro şehrinde geçen Copeland’ın, şehirdeki Boys & Girls Club’ın dans öğretmeni Cindy Bradley’le çıktığı bale yolculuğuna kadar, baleyle herhangi bir teması olmamış. Bradley, Copeland ile olan ilk buluşmasını bir tür “simya” olarak anımsıyor. Copeland’in küçük bir kız olarak sınıfına ilk girdiği ânı, başta utangaçça diğer çocukları izlediğini ve sonra ilk adımlarını nasıl da doğru bir şekilde attığını anlatıyor: “Ayaklarına dokundum ve o an mucize gerçekleşti. Onun özel bir çocuk olduğunu biliyordum. Ve daha önce dans etmemişti! Meleklerin şarkı söylediği bir an gibiydi!” Copeland için de jimnastik salonunun eğri büğrü döşemesine adım atması bir dönüşüm anıymış. “Oh, ben buraya aitim diye hissetmiştim” diye hatırlıyor o günleri: “İlk defa kendimi güzel hissetmiştim. Aynaya bakıp ‘Bir balerin gibi görünüyorsun’ diye düşünmüştüm.”

Copeland dans pistinde daha önce hiç olmadığı kadar özgür hissediyordu. Beş kardeşi ve sürekli yorgun ve bıkkın annesiyle yaşadığı kalabalık evinde olduğundan çok daha özgür olduğuna şüphe yok… Bir noktada, hep birlikte annesinin erkek arkadaşının dairesine taşındıklarını anımsıyor. Altı çocuk, oturma odasında uyuyordu. Biraz mahremiyete ulaşmak ve esneme egzersizleri için dolaba gizlendiği anları hatırlıyor. Ve bahsettiğinin öyle rahat ve şık bir giysi odası olmadığının altını çizerek: “Burada tek başıma oturur, müzik dinler ve kartlarla oynardım.” Sonrasında bir motel odasında yaşamışlar ki Copeland’in burada dans pratiği yapabilmek için daha yaratıcı yollara başvurması gerekmiş: “Esneme egzersizlerimi ve bale dersinden aklımda kalanları banyoda ya da kapının önünde yapardım.”

Misty Copeland

Copeland’in yoksunluk ve yalnızlıktan mesleğinin zirve noktasına doğru uzanan Sindrella yolculuğu, milyonlarca Amerikalı için güçlüklere karşı zafer kazanmaya dair örnek bir hikâye.

Bugün Boys & Girls Club’ın ziyaretçilerini, Copeland’in dizleri üzerine çökmüş halde, dinlenme pozundaki bir resmi karşılıyor. Etrafında dönen ve Copeland’in övgülerle dolu bir döneme uzanan uzun yolculuğunu tanımlayan “acı”, “yalnızlık”, “zorluk” ve “ret” sözcükleri eşliğinde. Yan taraftaki başka bir resimde Copeland müzik kutusundaki bir balerin gibi piruet yaparken görülüyor, bu kez başının etrafından müzik notaları dönüyor. Hem de yanında bir not: “Muhteşem Gelecekler Burada Başlar.” Bale ayakkabılarının içinde dik durmayı başaran, varoşlardan gelen bu kız, Copeland şimdi, umut dolu geleceklerin poster çocuğu olmuş durumda. “Benden siyah balerin olarak bahsedilmesinden rahatsız olup olmadığım sıkça soruluyor” diyor; “Ben de ‘Bunun değiştirmek istediğim bir şey olduğunu sanmıyorum. Bu durumun hâlâ sürekli olarak tekrarlanıp kabul edilmesi gereken bir noktadayız.”

Misty copeland

Öte yandan Copeland’in öyküsü siyah ve beyaz, kadın ve erkek herkese hitap eden cinsten; zira onunki aynı zamanda önüne çıkan engeller ne olursa olsun bir tutkunun peşinden gitmenin öyküsü.

Misty Copeland, 2015 Aralık’ının sonunda, kendisi için düzenlenen özel bir tören için memleketi San Pedro’daydı.

Belediye Başkanı 13. Cadde ile Pasifik Bulvarı’nın kesiştiği noktaya, Cindy Bradley’in dans okulunun dışına, Copeland’in adını veren bir plakanın açılışını yaptı: “Misty Copeland Square”. Çocuklar, kahramanlarına yaklaşabilmek için kaldırımı doldurmuştu. Los Angeles belediye meclis üyesi Joe Buscaino, Copeland’in Amerika’nın en bilinen dansçısı olma yolunda; yoksulluk, ırkçılık ve sakatlanmalara karşı gösterdiği cesarete olan saygısını sundu. Cindy Bradley gözyaşları içinde, kalabalığa; ailesinin bir parçası olan bu “kocaman kalpli, küçük sessiz kız çocuğu”nu anlattı. Copeland de Cindy ile eşine; onu şimdi oldukları kadın yaptıkları, baleyle tanıştırdıkları ve hem kendisinin hem de bir sürü küçük siyah kızın hayatını değiştirmek üzere bir yol açtıkları için” teşekkür etti. Bradley için bu sözler, tüm inancına ve sıkı çalışmasına karşılık aldığı en büyük ödüldü. “Misty bale oyununu değiştirdi, çeşitliliği zorladı” diye konuştu Bradley: “Şimdilerde, bu civardaki çocuklarda baleye olan hevesi fark edebilirsiniz. Daha önce baleye dair hiçbir fikirleri yoktu. Misty böyle bir şeye maruz kalmış da değildi.” Konuşurken gözlerinden gurur gözyaşları dökülüyor: “Yaptığı çok büyük bir şey, baleyi kurtardı.”

Misty